Hyaluronik Asit Yüz ve Dudak Dolguları

Hyaluronik asit dolgu maddeleri, hayvansal ham madde içermeyen, dokuyla uyumlu maddelerdir. Bir protein-şeker kompleksi olan hyaluronik asidin su tutma yeteneği çok yüksektir. Cildin bağ dokusunun ana maddesidir. Deriye zerk edildiği zaman, vücudun kendi hyaluronik asitiyle birleşerek hacim yaratır. Bu hacimle dudakların dolgunlaştırılması, çizgilerin, kırışıklıkların ve yüz kıvrımlarının tedavi edilmesi sağlanmaktadır.

Üç Boyutlu Dolgu Estetiği

Hyaluronik Asit Dolguları Üç boyutlu dolgu estetiği ya da diğer adıyla Likit face-lift yöntemini uygulayarak, cilde hyaluronik asit dolguları ile daha gergin, yukarı kalkmış ve sıkı bir görünüm kazandırmak mümkündür.

Ancak estetik operasyona ihtiyaç duymayacak kadar iddialı olan bu yöntemi uygulayabilmek için danışanın yüzünün çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Üç boyutlu dolgu estetiğinden en iyi sonucu alabilmek için cilt yaşı, güneş hasarı, yüzdeki volüm azalması, mimiklere bağlı kırışıklıklar ve hatta kemikteki volüm kayıpları uzman doktor tarafından yapılacak kapsamlı bir konsültasyon ile değerlendirilmelidir.

Hyaluronik Asit Dolguları Cildinize Nasıl Etki Eder?

Hızlı ve kolay uygulanmasının yanı sıra görülebilir sonuçların hemen elde edilmesine olanak sağlar. Şeffaf ve renksiz bir jel halinde üretilen hyaluronik asit, derinizin üst kısmına konulunca kendi cilt tonunuzla karışarak bütünlük oluşturur. İnsanlar yaşlandıkça, derinin altında bulunan kolajen ve elastik lifler kırılmaya ve eskimeye başlar, ayrıca bu liflerin ve hyaluronik asit üretiminin de azalmasıyla kırışıklıklar giderek derinleşir. Bu kırılmalar doğal yaşlanma sürecimizin bir parçası olmakla birlikte, fazla kaş çatma, gözleri kısarak bakma, sigara içme, gülümseme ve diğer yüz mimikleri de kırılmaları artırır.

Yüz Kırışıklıklarını Gidermede Hyaluronik Asit Uygulaması ve Diğer Yöntemler

Yüz kırışıklıklarını doldurmak için en geniş çapta kullanılan işlem, hyaluronik asit uygulamasıdır. Hyaluronik asit enjeksiyonun yapıldığı alanlar vücudun kendi hyaluronik asit yoğunluğunun azaldığı bölgelerdir. Enjekte edildiği bölgelerde hacim oluşturarak tedavi sağlamaktadır. Sonuçlar yapıldığı anda fark edilir, ancak günden güne ciltle olan uyumu ve enjekte edildiği bölgenin çevresinin de etkilenmesiyle daha da güzel oturur.

Hyaluronik asit, “bakterilerle ayrışabilen diğer dolgu maddeleri gibi” hayvansal kökenli değildir. Bu uygulama doğal dudak yöntemleri arasında da en başta gelmektedir. Bu dolgu çeşidi, alerjik reaksiyonları en aza indirgediği gibi, hayvanlara özgü hastalıkların insanlara taşınmasına da engel olmaktadır. Tedavi edilen bölgede birkaç saat süren hafif bir şişme olabilir. Makyajla kolaylıkla kapatılabilecek hafiflikte olan morluklar görülebilir. Alerjik reaksiyonlar çok nadir görülür. Bu reaksiyonlar, enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, kaşınma veya sertlik şeklinde olabilir. Hyaluronik asit uygulamalarıyla birlikte botulinum toksin uygulaması, vitamin enjeksiyonları, lazer ve ışık tedavileri kombine olarak yapılabilir. Hatta cilt bütünlüğü açısından bu uygulamaların kontrollü ve planlı olarak belli bir yol izlenerek yapılması, sonuçların güzelliği ve kalıcılığı açısından önemlidir.
Botulinum Toksin tedavisinde olduğu gibi, hyaluronik asit tedavisinden de “öğlen molası’’ prosedürü olarak söz edilir. Genellikle 20 dakikadan daha az bir süre içinde uygulama yapılır. Hyaluronik asit, kendi ince steril enjektörüyle, kırışıklık altındaki bölgeye, dermis içine enjekte edilerek uygulanır. Gereken enjeksiyon sayısı, kırışıklığın derinliğine ve uzunluğuna bağlı olarak değişir. Birkaç adet enjeksiyon gerekebilir.

Yüzün Hangi Bölümlerine Ne Tür Dolgular Yapılmalıdır?

 

Hyaluronik Asit Dolguları
En sık enjeksiyon bölgeleri, dudak-yanak arası nasolabial alanlar, dudak çevreleri ve yüzün orta bölümüdür.
Dolgu uygulamalarında kişiye özel maddeler tercih edilmelidir. Dolgu azalan ve desteklenmesi gerekli olan yerlere doğru açılarla enjekte edilmeli ve gereken dozda verilmelidir. Bu konuda doktorun hastasını iyi yönlendirmesine ihtiyaç vardır.  Kişiyi kendi doğal görüntüsünden 5-10 sene önceki haline getirmeye çalışmak hedeflenirse sıkıntı pek yaşanmayacaktır. Ancak miktarı arttırarak özellikle dudaklarda, fazla abartılı veya normalinden daha farklı görünüm kişinin özünden farklı olmasına ve tepki görmesine neden olabilir. Dudakların da dolguya ihtiyacı olabilmektedir. Özellikle belli bir yaştan sonra mimiklere veya sigara gibi alışkanlıklara bağlı olarak dudak üzerlerinde de boşalmalar ve çizgilenmeler oluşmakta bu durumda da dudaklar kişiyi daha yaşlı gösterebilmektedir. Bu bölgelere seçilen hyaluronik asit çeşidinin de dudakların üstünde yumuşak olmasına, dudak mukozası için ise biraz daha yoğun olmasına dikkat edilmesi önerilmektedir.

 

 

BOTULINUM TOKSIN İLE ÇEKİCİ BAKIŞLARIN SIRRI

SCARLET S İLE AMELİYATSIZ YÜZ GERME

SCULPSURE İLE İNATÇI YAĞLARA LAZER LİPOLİZ

RADYOFREKANS İLE SELÜLİT TEDAVİSİ


Yorumlar

  1. Binnur T.  Ağustos 11, 2016

    Hocam slm, sizi çok duyuyorum çok memnun arkadaşlarım var inşallah ben de geleceğim. Size şunu sormak istiyorum benim yaşım 24 kaş ortam çok oyuk gibi. Burada botoks mu yoksa dolgu mu yapmak lazım?

    cevap
    • Betül Şengör  Ağustos 11, 2016

      Binnur Hanım yaşınıza göre kaş ortası çok derinse, o zaman bu bölgeye kaş çatma görüntüsünü azaltmak için önce botox uygulayabilirim. 7-10 gün sonra kaş arası oyukluğu/derinliği düzelecektir. Eğer bunu yeterli bulmazsak hafif bir hyaluronik asit dolgusu ile oyuk görünümü düzeltebiliriz. Elbette sizi gördüğüm zaman bunlardan hangisinin veya ikisinin birden mi gerekli olacağını hemen anlayabilirim.

      cevap
  2. Selin N.  Eylül 1, 2016

    Hocam merhaba, dolgu hakkında bilgim var ama yüzümün ifadesinin bozulmasından hatta yüzümün şişmesinden korkuyorum.

    cevap
    • Betül Şengör  Eylül 1, 2016

      Sevgili Selin Hanım, hyaluronik asit dolgusu doğru eller tarafından uygulandığında yüzde şişmeye neden olmaz. Bu şekilde yüzün ifadesini değiştirmeyen ve doğal görünüm veren bir uygulamadır. Kişinin dolgu miktarına olan ihtiyacı, yüzde hangi alana/alanlara konulacağı konusunda uzman doktor tarafından belirlenir. Hyaluronik asit cildimizin önemli bir maddesidir. Zamanla, yaş aldıkça ve yer çekiminin de etkisiyle üretimi azalır. Ciltte derin oluklanmalar, çöküntüler, kırışıklıklar ve hatta ciltte sarkma alanları ihtiyaç olduğunun belirtileridir. Benim felsefem “eksileni yerine koymak” şeklinde az az gerektiği sıklıkta ve miktarda cildi giderek gençleştirmek ve bu şekilde antiaging yapmaktır.

      cevap
  3. Metin  Mart 13, 2017

    merhaba betül hanım ben bebeksi bir yüze sahiptim, bu yüzden pek değişen bir cildim yok. yalnız fazla mimik yapmaktan gülme çizgilerim oluştu ve bu yüz yapımı biraz etkiledi. ben bundan rahatsızım. bi kez dolgu yaptırdım ama çok fark eden birşey olmadı. çok derin olmasada nazolabial bölgemde burundan aşağı doğru oluk halinde çizgi yani gülmeden bile kendini göstermekte. sürekli dolgu yaptırma imkanım yok. bana ne önerirsiniz?

    cevap
    • Cellest Klinik  Mart 15, 2017

      Merhaba, Yüzümüzün burun ile yanak arasındaki oluk şeklindeki çizgilenmeleri sadece gülme mimiği ile oluşmaz.Kilo alıp verme ve yaş aldıkça cildin gevşemesi kollajen ve elastik lif üretiminin azalması ve cildin sarkması ile de ilişkilidir. Bu bölgeye hyalvronik asit dolgu yapıldığı zaman eksiği yerine koymak mümkündür. Hyalvronik asit ile yapılan dolgu uygulamalarında benim önerim kişinin ihtiyacını doğru belirleyerek doğru aralıklarla yapmaktır.Bu şekilde sürekli dolgu yaptırmak durumunda kalınmayacaktır.

      cevap

Yorum Ekle